22 Nisan 2009 Çarşamba

Sömürgecilik ve Eğitim

Philip G.Altbach ve Gail P.Kelly tarafından hazırlanmış (derlenmiş demek daha doğru olur.) ABD'nin değişik üniversitelerinde profesörlük yapan yedi akademisyenin ayrı ayrı kaleme aldığı yazıların toplanarak kitap haline getirildiği bir eser Sömürgecilik ve Eğitim. İsminden de anlaşılacağı üzere konusu da sömürülen ülkelerde eğitim sisteminin yedi ayrı yönü ile işleyiş tarzı ve sistematiğinin özellikleri.

Özgün adı "Education and The Colonial Experience" olan eserin yayınlanışı, 1984 yılında Amerika'da, 1991 yılında da ülkemizde İnsan Yayınları tarafından yapılmış. Çevirisini ülkemize kazandıran isim de şu anda SETA Vakfı Genel Koordinatörlüğünü yürüten Dr.İbrahim Kalın.

Sovyetler Birliğindeki Etnik Azınlıkların Eğitimi, Oryantalizm ve Hindistan'ın Okumuş Elit Sınıfı, Çok Uluslu Bir Şirket Olarak Afrika Üniversitesi, ABD'li Yerlilerin Eğitim Yoluyla Asimilasyonu, Sömüren-Sömürülen İlişkilerinin Çıkmazı,Üçüncü Dünya İçinde Bilginin Dağılımı ve Vakıflar, Hayırseverlik ve Yeni Sömürgecilik isimleri altında yedi makalenin yer aldığı eser, sömürülen ülkelerde uygulanan eğitim politikalarının hemen hemen tüm yönlerine eğilmeyi ihmal etmemiş.

VEDA - Ayşe Kulin

Yayınevi: Everest Yayınları

Yazar: Ayşe Kulin

Kategoriler: Edebiyat, Tarihi Roman - Öykü

İSBN: 9789752894422

Özellikler:
Türkçe
328 s.
2. Hamur
Ciltsiz

Açıklama:
Osmanlı'nın son günleri... Eli kolu bağlanmış bir padişah... İşgal altında bir İstanbul... Ve... Esir şehirde bir konak...

Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul'da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kez. Son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çizen Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor.

Ayşe Kulin'in her zamanki ustalıklı ve sürükleyici üslubu ile okurlarının elinden bırakamayacakları bir kitap bu. Günümüz Türk edebiyatında neredeyse eşsiz olan, biyografik veriler ile roman tekniğini birleştirmekteki ustalığını bir kez daha sergileyen Kulin, bu kez bir İstanbul öyküsü bir imparatorluk tarihini birlikte ele alıyor.

AŞK - Elif Şafak

Yayınevi: Doğan Kitapçılık

Yazar: Elif Şafak

Kategoriler: Tüm Kitaplar, Aşk Roman ve Öyküleri

İSBN: 9786051111070

Özellikler:
Sayfa sayısı: 420
Ebat: 13,5x19,5 cm
Yayın tarihi: Mart 2009
yazay: Elif Şafak

Açıklama:

Ya ortasındasındır AŞK’ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde...

Ella Rubinntain (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte “sorunsuz” bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir.
Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella’yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır.

Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar… ve aşkın peşinde kat etmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller...

Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası…
Aşk... Elif Şafak’tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman

Peygamberimiz Hz. Muhammed

Abdullah ve Amine’den olma
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.
Beşyüzyetmişbir de doğma
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

Hak dini Íslâmı kurdu
Dünya’yı berekete boğdu
Kardeşliği, dostluğu yaydı
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

Dört Peygambere dört kitap indi
Davut’a Zebur, Musa’ya Tevrat
Ísa’ya Íncil, son Peygambere ise Kur’an
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

Peygamber soyundan dört halife
Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali
Adalet, sabır tüm mevlanın malı
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

Mekke’den Medine’ye yürüdü.
Altıyüzotuziki de gözünü yumdu
Müslümanlara Kâbe’yi kutsal kıldı
Allah’ın Resulü Hz. Muhammed.

doğduğu gün
Putlar devrildi yüz üstü
Efendimiz Efendimiz doğduğu gün
Yıkıldı tağut’un büstü
Efendimiz doğduğu gün

Hemen secdeye eğildi
Ben peygamberim dedi
Sünnet edilmiş görüldü Efendimiz doğduğu gün

Kâinat nur ile doldu
Şeytanlar sararıp soldu
Çok garip olaylar oldu
Efendimiz doğduğu gün

Kurumuştu Save gölü
Bin yıl yanan ateş söndü
Kâfirler şaşkına döndü
Efendimiz doğduğu gün

Büyücüler âciz kaldı
Sihrini yapamaz oldu
Kisranın köşkü yıkıldı
Efendimiz doğduğu gün

İslamda Aile

Geçtiğimiz günlerde, Kutlu Doğum haftası münasebetiyle birbirinden güzel etkinlikler gerçekleştirilmiştir.

Konya İl Müftüsü Muhterem Şükrü Özbuğday beyefendinin şahsıma vermiş olduğu davetiyedeki etkinliklere katıldım.Kendilerine ve emeği geçenlere en kalb-i duygularımla şükranlarımı sunuyorum.

İlk günkü açılışta, protokolün doyurucu konuşmaları sonrasında ki musiki ziyafeti gönüllerin coşmasına vesile oldu. Aynı gün akşamında ise, “İslam’da aile” konulu panel programı icra edildi. Panel Başkanlığını S.Ü. İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ahmet Önkal bey yaptı. Kendileri açılış konuşmasında Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in insanlara olan yardım severliğinden örnekler verdi.Bu yardımseverliğini ve davranışlarındaki güzelliği hem kendi ailesi içinde hem de toplumun tüm fertlerine uygulamalı olarak göstermiştir denildi.“Peygamber Efendimizin(s.a.s) yanında on dinar olduğu bir dönemde ihtiyacı olan bir gömleği dört dinara satın aldığını, hemen sonrasında üzerindeki gömleği lime lime olmuş bir fakiri görünce kendi isteğine uygun olarak satın aldığı gömleği ona verir.Kendisine tekrar dört dinara bir gömlek daha satın alır.Sonrasında sokakta ağlayan bir kız çocuğunu görür ve “Niye ağlıyorsun evladım” diye sorunca, kız çocuğu, efendisinin kendisine iki dinar verdiğini ve un alması için gönderdiğini söyler. “Yalnız verilen parayı kaybettim.Efendimin beni dövmesinden ve bana kızmasından korkuyorum” deyince “Korkma” diyerek, kalan iki dinarı da ona verir. Ancak yinede korkusundan gitmeyen kız çocuğuyla unu da alıp, efendisine giderler. Kapı açılınca Peygamberimizi karşısında gören şahıs “Aman efendim bu ne şeref” diye karşılar.” Durum kendisine anlatılır.Peygamberimiz(s.a.s.)’e,kızın efendisi: “Size yemin ediyorum ki bu kız çocuğu bundan böyle hürdür” der. Peygamberimiz (s.a.s.) “Ya Rabbi bu on dinar ne kadar da bereketliymiş” diyerek, hamd ettiğini anlattıktan sonra, Konya İl Müftüsü Şükrü Özbuğday bey’e söz verdi. Müftü bey öncelikle İslam’ın aileye verdiği önemi daha iyi anlayabilmek için İslam’dan önceki dönemde kadına değer verilmediği, alınıp-satılabilecek konumda olduğunu vurguladıktan sonra ayet ve hadislerin ışığında konuyu mükemmel olarak özetledi.
Ailenin iki eşit ferdinin olduğu, ayetlerde kadının; erkeklerin örtüleri erkeklerin de; kadınların örtüleri olduğunu, bir erkek ve bir kadından yaratıldığımız gerçeği belirtildi. Erkek ve kadının bir bütünün iki eşit parçası olduğu vurgulandı. Erkek ancak kadınla, kadın da ancak erkekle noksanlıklarını tamamladığı anlatıldı. İslam’ın aile içinde babaya verdiği görevlerin yanında kadına da büyük görevler verdiği özel mülk edinebilme, mirastan pay alma v.b. haklarının verildiği belirtildi. Veda hutbesindeki evrensel mesajla erkeklerin kadınları Allah’ın emaneti olarak aldıklarını, erkeklerin kadınlar üzerinde, kadınlarında erkeklerin üzerinde hakları olduğu gerçeği ile bu konumun taçlandırıldığı belirtildi.
Daha sonra panelistlerden S.Ü.İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Ahmet Yaman bey’e söz verildi. Ahmet bey’de İslam’da ailenin öneminden bahsetti. Aileyi oluşturan kadın ve erkeğin seçiminin çok önemli olduğunu söyledi. İlk olarak eş seçiminde ciddi olarak İslam’a göre tercihlerin oluşması gerektiğini ifade etti. Hadisi şerifte belirtildiği gibi kadının; güzelliği, soyu-sopu, zenginliği ve dindar olanı tercih edilmelidir. Hadisin sonunda “Dindar ve ahlaklı olanı tercih ediniz ki yuvanız bereketlensin”gerçeği ifade edilmiş, huzur ve güven’in bu sayede oluşacağı belirtildikten sonra “Sizlere çok ters gelecek ama bu gerçeği de ifade etmek zorundayım” diyerek, nasıl ki oğlumuza uygun kız arıyorsak, kızlarımıza da uygun damat aramamızın gerekli olduğu belirtti. Asr-ı Saadetten misaller vererek konuyu izah etti.
Son olarak da S.Ü. İlahiyat Fakültesi Hadis Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Zekeriya Güler bey’e söz verildi. Hadisler’in ışığında “Ailenin önemini” veciz olarak anlattı. Giriş cümlelerinde; aileyi yıkıcı davranışlar ve düşmanlardan söz edildi. Musa Carullah’ın “Kadın” ifadesini genelde kullanmaktan kaçındığını, onun yerine “Hatun” ifadesini kullandığını belirtti.Bu ifadeyi de mükemmel tanımladığını vurguladı. Musa Carullah, “Hatun; hem anamız, hem ninemizdir. Hem çocuklarımızın anası, hem de refikamızdır. Hem kız kardeşimiz, hem de kerimimizdir” diyerek aile içinde hatun’un çok önemli bir yerinin olduğu gerçeğini veciz olarak ifade etmiştir. Aile içinde erkeğin dış işlerden, hatunun da iç işlerden sorumlu olduğu belirtildi.Çocukların eğitiminden,güzel ahlaklı olarak yetiştirilmelerinden her ikisinin de sorumlu oldukları geniş olarak anlatıldı.

Kısacası tüm konuşmacılar,ailenin toplumun en önemli alt yapısı olduğunu vurguladılar.Hakikaten de öyledir.Aileleri sağlam olan Devletlerin yıkılmaları kolay değildir.Bir Devletin tarih sahnesinden kolay silinmesi, aile bağları zayıflayınca kaçınılmaz olur.Aile sevginin,şefkatin,merhametin en yoğun ve en güzel olarak yaşandığı birimdir.Aile deki huzuru başka bir yerde bulmak mümkün değildir.

Mehmet Emin Karataş hocanın ve ekibinin hem gündüz hem de geceki musiki ziyafeti de gerçekten dinlemeye değerdi. Tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum. Kutlu doğumun buna benzer açılımlarla daha geniş farklı gruptaki insanlara da duyurulmasını temenni ediyorum.

Tüm insanlığın, Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) rehberliğinde onun aydınlık ve kurtuluşa götürecek yaşantısını kavrayacak konuma gelmesini Yüce Mevla’dan niyaz eder,sıhhat-afiyetler dilerim.

hayatta kolay ve zorlar

hayatta zor işler kolay işler var,
bunları ayıran insan olmak zor

bilgiçlik taslamak,konuşmak kolay
az ve öz konuşup,susan olmak zor

akıl vermek kolay,işbozmak kolay
bozuğu onaran,insan olmak zor

niyet etmek kolay,başlamak kolay
bir işi bitiren insan olmak zor

almak kolay benlik bencillik kolay
alan insan değil veren insan olmak zor

merak kolay olay seyretmek kolay
bakan insan değil,gören olmak zor

kazanç kolay servet,zenginlik kolay
vicdanlı ,namuslu patron olmak zor

açları kandırmak azdırmak kolay
açları doyuran insan olmak zor

yemin etmek kolay,söz vermek kolay
verdiği sözde duran insan olmak zor

seçilmek yükselmek,baş olmak kolay
sahtekar baskıyı kıran olmak zor

hile,yalan,riya,kalleşlik kolay
doğru olmak içten insan olmak zor

kan akıtmak kolay,acıtmak kolay
acıyan yarayı saran olmak zor

nefse uymak kolay,hırslanmak kolay
nefsini hırsını yenen olmak zor

yuva kurmak evlenmek kolay
yuvada huzura eren olmak zor

yaşamkolay,doğmak yaşlanmak kolay
insanca yaşlanmak insan olmak zor

Delikanli MSN Nickler

Piyasada delikanlıyım diye geçinenleri için değil.
Harbi delikanlı adamlar için nickler bunlar.
ağzından değil yüreğinden konuşan delikanlılar için nickler.
delikanlı adamlar msn nickleri olarak kullanabilirler.
Light erkeklere alerji yapar...


Zamanında söz etmesini bilen özür dilemek zorunda kalmaz...


Her karesi siyaha boyanmış bir bulmacayım.. çözmeye çalıştıkça içimde yok olursun!...

Eski resimler gibisin tatlı lakin eskisin!...

Olmadığım insan olup sevilmektense kendim olduğum için nefret edilmeyi seçerim...


En büyük fırtınalar içinde olsan bile ümidini yitirme , unutmaki en yumuşak ilik en sert kemiğin içinden çıkar...

Yabana atılan bir sevgi var orda ben yokumç
cevaßını aLamadıım SoruLar waR hayaTtan..ama oLsun heR soruma cevap buLaßiLseydim hayaTın hiç tadı kalmazdı...


Yapma demagoji alırım aklını, girme polemiğe yıkarım değer yargılarını...

Çapın kadar konuş, kütleni hesaplıyım...


'Beni hep tekerleğimin yarı çarı kadar değeri olmayanlar solladı' ...

Senin DNA yapını bozar,hücrelerindeki mitokondrileri yok ederek enerjisiz bırakırım,terliksi hayvana dönersin ona göre...

Yörüngeden çıkma!Yoksa seni enlem ve boylamlarına ayırır,26-45 doğu meridyenine sürer ve akabinde 7,4 şiddetinde euroalem.com bir osmanlı tokadı patlatırım.Kafanda belirecek fay hattından sen sorumlusun...


Bu GünLer Kötü oLsa biLe..YaRınLar Hep GüzeL oLur DerLer..Peki Bu GünLer DünLerin YarınLarı DeĞiLmiYDi?...


KenDimi KapaDım ßi odaYa ßitti aKsiyonLaRım,seN yoKKen yaNımDa DuRuR hayaTa daiR fonKsiyonLaRım ...

Takıl benle hayatın KARARSIN ...

"Hayatımsın..." sözünde gizli özne sanmıştım kendimi...

iÇiNe DerT oLacaK SaNa SoN ßakışıM..!

Bir köpeğin dostluğu daha iyidir bir dostun köpekliğinden...

Hayatı bir çocuk gibi Yaşamaya bak; ...

En ufak şeylere sevin, çığlık at...

En büyük Dertlere merül merül bak...

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın...

Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın...



Yanılıyorsun, gayri ben senin bildiğin adam değilim...

Eğer ıslanıyorsam bir başıma bulvarlarda
bu benim kendi itliğim.zaten istesen de sevemezdin beni senden sonra anlamını da yitirdi gözlerim
şimdi dünya güzeli gelse de tutup aşk dese
hoşt derim...
Bir ölü kapalı gözleriyle ağlarsa, bin ölünün kemikleri titrer.Her biri Cuma günü gözlerini açsa,yüz bin ölü "ah" eder...